Karın Ne Demek İslam? Hepimiz hayatın bir döneminde, farklı şekillerde, bir kelimenin anlamını sorgulamışızdır. Bazen bir kelime, tüm dünya görüşümüzü değiştirebilir, bazen de basitçe bize bir kavramı hatırlatır. Bugün, “karın” kelimesinin İslam’daki derin anlamına dalacağız. Belki günlük dilde basitçe karnımızın aç olduğunu söylediğimizde aklımızda çok da derin bir anlam oluşmaz; ancak İslam’daki “karın” olgusu çok daha fazlasını ifade eder. Karın: Fizikselden Ruhsala İslam’da “karın” denince aklımıza yalnızca bir organ gelmemeli. Elbette, karın, vücudun önemli bir parçasıdır; bedensel ihtiyaçlarımızı karşıladığımız yerdir. Ancak İslam’daki anlamı çok daha kapsamlıdır. Özellikle tasavvufta “karın”, maddi ve manevi doyum arasındaki dengeyi simgeler. Vücutta bir açlık olduğu…
18 YorumEtiket: de
Niyaz Penceresi Ne Demek? Tarih, İnanç ve Anlamın Buluştuğu Sessiz Kapı Geçmişin Sessiz Tanıkları: Niyaz Penceresinin Kökeni Tarihin derin sayfalarında gezinirken, mimarinin yalnızca taş ve mermerden ibaret olmadığını fark ederiz. Bazı yapılar, dua eden ellerin, umutla bekleyen kalplerin sessiz tanıklarıdır. Niyaz penceresi de tam olarak bu sembollerden biridir. Osmanlı dönemi mimarisinde, özellikle türbelerde ve tekkelerde görülen bu küçük pencereler, insanların içeriye girmeden dua etmelerine, yani “niyaz etmelerine” imkân tanırdı. Bu pencereler genellikle türbelerin dış duvarlarına, ziyaretçilerin yüzlerini kapıya değil, içerdeki manevi makama dönerek dua edebilecekleri şekilde yerleştirilirdi. Böylece niyaz penceresi, hem inancın mekânla kurduğu bağı simgeler hem de bireyle kutsal…
6 Yorum[](https://www.trendus.com/hulya-avsar-evlilikleri-elestirdi-19913?utm_source=chatgpt.com) Hülya Avşar’ın Evlilikleri: Toplumsal Değişimlerin İzinde Bir Biyografi Geçmişin Aynasında Bugün Tarihçinin gözünden bakıldığında, bir bireyin özel yaşamı, toplumun dönüşümünü ve bireylerin bu dönüşüme nasıl ayak uydurduğunu anlamada önemli bir pencere sunar. Hülya Avşar’ın evlilikleri, sadece bir sanatçının özel hayatını değil, aynı zamanda Türkiye’nin sosyo-kültürel değişimlerini de yansıtan birer dönemeçtir. İlk Evlilik: Genç Yaşta Bir Başlangıç 1979 yılında, henüz 16 yaşında olan Hülya Avşar, mühendislik öğrencisi Mehmet Tecirli ile evlendi. Ancak bu evlilik, toplumun genç yaşta evliliklere bakış açısını sorgulayan bir örnek teşkil etti. 1981’de sona eren bu birliktelik, Avşar’ın hayatındaki ilk önemli kırılma…
10 YorumGerçek Kâr Nedir? Sadece Rakam Değil, Vicdanın ve Zamanın Toplamı Şirketiniz kâr açıklıyor olabilir; peki ya geleceğiniz zarar yazıyorsa? — Giriş: Rahatsız Eden Bir Önermeyle Başlayalım Net söyleyeyim: Gerçek kâr, gelir tablosunda gördüğünüz satır değildir. Eğer çalışan tükenmişse, müşteri güveni erozyona uğramışsa, itibarınız sessizce değer kaybediyorsa—o “kâr” yalnızca bugünün makyajıdır. “Gerçek kâr nedir?” sorusu, muhasebe tekniğinden çok daha fazlasıdır: Zamanın sınavından geçen, topluma ve ekosisteme borç bırakmayan, sermaye maliyetini gerçekten karşılayan bir birikimdir. Peki neden hâlâ çeyrek sonu grafikleriyle avunuyoruz? Çünkü ölçmesi kolay olanı “gerçek” sanıyoruz. Kolay ölçülenin peşinden giderken, zor ölçülen ama belirleyici olanı kaybediyoruz. — Rakamların Kör Noktası:…
14 YorumBacım Sultan Kiminle Evlendi? Aşkın, Stratejinin ve Kaderin İç İçe Geçtiği Bir Hikâye Bir Zamanlar Sarayın Sessiz Bahçesinde Bazı hikâyeler vardır ki yalnızca tarihin sayfalarında değil, insan kalbinin en derinlerinde yankı bulur. Bacım Sultan’ın hikâyesi de onlardan biri… Bir aşk hikâyesinden çok daha fazlası; bir kadının kalbinden gelen sesiyle bir erkeğin stratejik kararı arasında sıkışan ama sonunda kaderin ipliğinde şekillenen bir yolculuk… Bugün sizi, tarihle duygunun, stratejiyle sevdanın kesiştiği o yola davet ediyorum. Sarayın Gölgelerinde Bir Kadın: Bacım Sultan Sevgiyle Sarmalanmış Bir Çocukluktan, Devletin Merkezine Osmanlı’nın görkemli dönemlerinde doğan Bacım Sultan, bir padişahın kızı olarak dünyaya geldi. Sarayın altın işlemeli…
10 YorumBıhtı Ne Demek? Bir Tarihçinin Gözünden Toplumsal Dönüşüm ve Kökler Geçmişin İzlerini Bugüne Taşımak Bir tarihçi olarak, dilin toplumları nasıl şekillendirdiğini ve toplumsal hafızada nasıl yer ettiğini anlamak her zaman ilgi çekici olmuştur. Bugün, dilin sadece iletişim aracından çok daha fazlası olduğuna, bir toplumun düşünsel yapısını, değerlerini ve tarihsel süreçlerini nasıl yansıttığına dikkat çekmek istiyorum. Her kelime, kendine özgü bir geçmişi ve izlediği bir yolculuğu taşır. İşte bu yazıda ele alacağımız kelime de, pek çoklarının bir zamanlar duyduğu ama günümüzde anlamını sorguladığı “bıhtı” kelimesi. Bıhtı Kelimesinin Tarihsel Derinliği Bıhtı, Türkçede zaman zaman “düşman” ya da “dostane olmayan” bir kişiyi tanımlamak…
8 YorumKanun Tasarısı Kim Tarafından Verilir? (Küresel ve Yerel Perspektiflerden Derinlemesine Bir Bakış) Bir fikrin kanunlaşması, aslında bir toplumun geleceğini şekillendirme gücüdür. Ve her şey çok basit bir soruyla başlar: “Kanun tasarısı kim tarafından verilir?” Cevap ilk bakışta teknik gibi görünse de, içine girdikçe demokrasi, temsil, siyaset kültürü ve yurttaşlık bilincinin nasıl örüldüğünü gösteren derin bir hikâyeye dönüşür. Gelin bu soruyu hem dünyanın farklı köşelerinden hem de Türkiye özelinden birlikte masaya yatıralım. Küresel Sahne: Yasama Teklifinin Farklı Yüzleri Kanun tasarısının kim tarafından verileceği, her ülkenin siyasal sistemi, tarihsel deneyimi ve kurumsal kültürüyle şekillenir. Temel olarak iki model vardır: Yürütme ağırlıklı tasarı…
14 YorumKelimelerin Kamerası: Edebiyatın Kadrajında Görünen Dünya Kelimeler birer kameradır. Her biri, yazarın zihninde yankılanan görüntüleri yakalar; cümleler ise bu görüntülere ruh veren açılardır. Sinema nasıl ışığın hareketiyle bir dünya kuruyorsa, edebiyat da kelimelerin titreşimiyle bir sahne yaratır. “Kamera çekim açıları” sinemada görüntüyü anlamla buluşturur; tıpkı edebiyatta anlatıcı bakış açısının, bir karakterin kaderini nasıl dönüştürdüğü gibi. Bu yazı, kamera çekim açılarını yalnızca sinemasal bir teknik olarak değil, aynı zamanda edebi bir bakış felsefesi olarak inceler. Yüksek Açı: Tanrısal Bakışın Gücü Yüksek açı, kameranın karakterin üzerinde konumlandığı, onu küçülttüğü bir bakış açısıdır. Bu açı, güç dengesizliğini anlatır; izleyici, karaktere hâkimdir. Edebiyatta bu,…
14 YorumGrafik Tasarım Bölümünde Hangi Dersler Var? Toplumsal Yapının Estetik Haritası Üzerine Sosyolojik Bir İnceleme Bir sosyolog olarak dünyayı incelediğimizde, insan davranışlarının yalnızca bireysel tercihlerden değil, toplumsal normlar ve kültürel yapılar tarafından şekillendiğini görürüz. Her eğitim sistemi, kendi toplumunun değerlerini yeniden üretir. Grafik Tasarım Bölümü de bu anlamda yalnızca bir sanat eğitimi değildir; bir toplumun estetik, cinsiyet, iş bölümü ve kimlik anlayışının yansımasıdır. Grafik tasarım dersleri, bireyin yalnızca bir tasarımcı değil, aynı zamanda toplumsal bir aktör olarak yetişmesini sağlar. Çünkü her görsel mesaj, bir toplumun değerlerini taşır — bazen farkında olmadan, bazen bilinçli bir tercih olarak. Toplumsal Normlar ve Estetiğin İnşası…
16 YorumBir itirafta bulunayım: “Argoda köpek çekmek ne demek?” sorusu kulağa saf bir dil merakı gibi gelse de, aslında mahalle sohbetlerinden sahne mizahına, pop kültürden sosyal medyaya kadar uzanan koca bir hikâye. Bu yazıda lafı dolandırmayacağım; hem gülelim hem düşünelim, hem de bu ifadenin nereden gelip nereye gittiğini birlikte sökelim. “Argoda köpek çekmek”, bağlama göre değişen üç yaygın katmanda kullanılır: (1) birine aşağılayıcı/“köpek muamelesi” yapmak; (2) birini nazla süründürmek, peşinden koşturmak; (3) yoğun, ısrarcı ve yer yer küçültücü bir bağlılık/pandik gibi davranmak. Deyimin halk ağzında “köpek çektirmek” biçimiyle de karıştırıldığı görülür. Hazırsan, kahveni kap; hem sözlüğe hem hayata vantuz gibi yapışıp…
10 Yorum