Hamiyye ne demek? Yerelden küresele, bir kavramın kalp atışını dinlemek
Bir kelime bazen bir dönemin ruhunu taşır, bazen de çağları aşarak insanlığın ortak duygularına dokunur. Hamiyye kelimesi de tam böyle bir kelime. İlk bakışta Arapça kökenli, eski metinlerde geçen bir ifade gibi görünse de, içinde insanın temel bir ihtiyacını barındırır: koruma, sahiplenme, onurla bağlı kalma. Peki “Hamiyye ne demek?” diye sorduğumuzda, sadece sözlük tanımına mı bakmalıyız, yoksa onun yankılarını kültürlerde, toplumlarda, hatta bireysel vicdanlarda mı aramalıyız? Gelin birlikte bu çok katmanlı kelimenin izini sürelim.
Hamiyye’nin kökeni ve anlam derinliği
Hamiyye, Arapça ḥamiyyah (حَمِيَّة) kelimesinden gelir. Kök anlamı “hararet, gayret, koruma duygusu, sahiplenme tutkusu”dur. Arapçada genellikle asabiyet veya taassup kavramlarıyla birlikte anılır; yani bir şeye –bazen haklı, bazen kör bir şekilde– sahip çıkma hâlidir. Kur’an’da hamiyyete’l-cahiliyye (cahiliye hamiyeti) ifadesiyle geçen bu kelime, eleştirilen bir kör bağlılık anlamında kullanılır. Ancak bu sadece bir yüzüdür; kelimenin insanlık serüveni çok daha geniştir.
Yerel anlamıyla hamiyye: Toplumun onur hafızası
Türk kültüründe hamiyet ya da hamiyye, sadece “koruma içgüdüsü” değil, aynı zamanda “toplumsal sorumluluk, başkasının hakkını gözetme, iyiliği sahiplenme” anlamına gelir. Eskilerin “hamiyetli insan” diye övdüğü kişi, kendi menfaatinden önce başkalarının iyiliğini düşünendir. Bu anlamıyla, hamiyye bir tür toplumsal vicdanın dili gibidir. Yerelde bu, dayanışma kültürüyle iç içe geçmiştir: mahallenin yaşlısına sahip çıkmak, doğayı korumak, iş yerinde adil davranmak gibi.
Bir kelimeden değer sistemine
Hamiyye, yerel toplulukların değer sisteminde bir “ahlâk taşıyıcısı” gibi işlev görür. Özellikle Anadolu kültüründe, bu kelime bir tür “insan olma ölçüsü” olarak kabul edilir. Hamiyetli olmak, güçlü olmak değil, adil kalabilmektir. Dolayısıyla, yerel anlamında hamiyye; güçle değil, sorumlulukla tanımlanır.
Küresel perspektiften hamiyye: İnsanlığın ortak tonu
Dünyanın farklı kültürlerine baktığımızda, hamiyye kavramının yankısını hemen her toplumda buluruz. Japonya’da giri (sorumluluk duygusu), Batı kültürlerinde integrity (bütünlük, erdemle eylem uyumu), Afrika felsefesinde ubuntu (ben, biz olduğumuz için varım) gibi kavramlar, “hamiyye”nin evrensel kardeşleri gibidir. Hepsi aynı şeye işaret eder: insanın insanı, topluluğu ve ortak iyiliği koruma iradesi.
Kültürlerarası denge
Modern dünyada hamiyye’nin küresel yorumu, iki uç arasında gidip geliyor: bir yanda aşırı sahiplenmenin doğurduğu milliyetçi veya grup merkezli yaklaşımlar, diğer yanda ise aşırı bireysellikten doğan duyarsızlık. Oysa hamiyye’nin özündeki denge, “koruma”yı adalet ve vicdanla birlikte düşünmektir. Ne sadece “benim grubum” diyerek daralmak, ne de “ben karışmam” diyerek uzaklaşmak. Gerçek hamiyye, başkasının acısına kayıtsız kalmamaktır.
Hamiyye ve çağımız: Dijital dünyada koruma bilinci
Bugünün dünyasında hamiyye artık yalnızca fiziksel bir sahiplenme değil, dijital bir sorumluluk hâline geldi. Veri gizliliğini korumak, çevrimiçi nefret söylemine karşı ses çıkarmak, dijital ortamda adaleti ve güveni savunmak da çağdaş bir hamiyye biçimidir. Sosyal medyada bir yanlış bilgiyle mücadele etmek, çevrimiçi tacize uğrayan birini desteklemek; bunların hepsi modern zamanın “koruma etiği”dir.
Ekolojik hamiyye: Doğaya sahip çıkmanın yeni adı
Bir başka önemli boyut da ekolojiktir. Hamiyye, artık sadece insanlar arası bir değer değil, doğa ile insan arasındaki ilişkiyi de kapsar. İklim kriziyle sarsılan dünyamızda, çevreye duyarlı olmak, kaynakları korumak, sürdürülebilir üretimi desteklemek, bu kavramın çağdaş bir yansımasıdır. Kısacası, hamiyye artık yalnızca insanı değil, gezegeni de içine alan bir vicdan çağrısına dönüşüyor.
Hamiyye’yi yeniden düşünmek: Bireyselden kolektife
Aslında mesele şu: Hamiyye’yi sadece “dini” ya da “tarihî” bir kelime olarak görmek, onu eksiltmek olur. Çünkü bu kavram, yaşayan bir ahlâktır. Modern şehirde bir trafik ışığında bile test edilir; sosyal ilişkilerde, iş hayatında, dijital etkileşimlerde, doğaya davranışta her an görünür. Küresel çağda hamiyye, kimliğini koruyarak ama sınırlarını aşarak, bir tür evrensel sorumluluk bilincine dönüşüyor.
Senin hamiyyen neye yöneliyor?
Yazının sonunda dönüp kendimize şu soruyu sormak gerek: Benim hamiyye duygum neye yöneliyor? Adalet mi, aidiyet mi, çevre mi, toplumsal dayanışma mı? Her birimizin içinde, sessiz bir hamiyye pusulası var. Onu doğru yöne çevirmek, bireysel farkındalıktan kolektif iyiliğe giden yolu açabilir.
Son söz: Korumanın, sahiplenmenin ve birlikte var olmanın sanatı
“Hamiyye ne demek?” sorusu, yalnızca bir kelimenin açıklamasını değil, bir yaşam tarzının sorgusunu getiriyor. Kimi zaman bir toplumun direncinde, kimi zaman bir annenin şefkatinde, kimi zaman da bir gencin adalet arayışında kendini gösteriyor. Hamiyye; korumak, ama körleşmeden. Sahiplenmek, ama dışlamadan. Ve en önemlisi, insan kalabilmek. Peki senin için hamiyye neyi korumak anlamına geliyor? Yorumlarda buluşalım, çünkü bu sorunun cevabı her birimizde başka bir hikâyeyi saklıyor.
Hamiyye ne demek ? anlatımında denge var, fakat sonuç kısmı aceleye gelmiş gibi duruyor. Daha önce denk geldiğim bir durumda şöyle olmuştu: Hamiyyet nedir? Hamiyyet kelimesi, bir insanın yurdunu, milletini ve ailesini koruma çabası anlamına gelir. Arapça kökenli bir kelimedir. Ayrıca, hamiyyet şu anlamlara da gelebilir: Din gibi mukaddes değerleri koruma duygusu ve gayreti . Kadın ismi olarak da kullanılır. Hamiye ne anlama gelir? Hamiye kelimesi iki farklı anlamda kullanılabilir: Osmanlıca Türkçe Sözlük’te “hamiye” kelimesi “tırnak kenarı” veya “kızmış, kızgın” anlamlarına gelir . İsim anlamlarında ise “hamiye” “himaye eden, koruyan, koruyucu” ve “kayıran, kayıncı” anlamlarına gelir .
Yoldaş! Sağladığınız öneriler, yazının güçlü yanlarını pekiştirdi, eksiklerini tamamladı ve katkı sundu.
Giriş metni temiz, ama konuya dair güçlü bir örnek göremedim. Bunu kendi pratiğimde şöyle görüyorum: Hamiyyetli hamallar ne anlama geliyor? “Hamiyyetli hamallar” ifadesi, 1908 Osmanlı Boykotu sırasında Osmanlı liman işçilerinden bahsederken kullanılmıştır. Bu dönemde hamallar, boykot hareketinin en etkili uygulayıcıları olmuş ve “sebatkâr” bir şekilde hareket etmişlerdir. Hatta Serbestî gazetesinde, Yunanistan’ı protesto etmek amacıyla yapılan bir mitingde, hamalların davul ve zurna ile alana geldikleri ve “Yaşasın Vatan, Yaşasın Hürriyet, Yaşasın Millet!” şeklinde slogan attıkları belirtilmiştir.
Zeliha!
Yorumlarınız yazının ifade gücünü geliştirdi.
Hamiyye ne demek ? ilk cümlelerde hoş bir özet sunuyor, ama daha net ifadeler görebilirdik. Daha önce denk geldiğim bir durumda şöyle olmuştu: Hami kelimesi ne anlama geliyor? Hami kelimesi, “koruyucu” ve “kayırıcı” anlamlarına gelir. Hamil ne anlama geliyor? “Hamil” kelimesi iki farklı anlamda kullanılabilir: Kıymetli evrak anlamında : Hamil, çek, bono, poliçe gibi kıymetli evrakları kanunlara uygun olarak elinde bulunduran, taşıyan gerçek veya tüzel kişidir. Hamilelik anlamında : “Hamil olmak” ifadesi, bir şeyi üzerinde bulundurmak, taşımak anlamına gelir. Örneğin, “Hamil olduğu mektubu gösterdi” şeklinde kullanılır.
Ekin!
Her ayrıntıda aynı fikirde değilim, fakat teşekkür ederim.
Hamiyye ne demek ? üzerine yazılanlar hoş görünüyor, yine de bazı yerler kısa geçilmiş gibi. Bu bilgiye küçük bir çerçeve daha eklenebilir: Hamâset ve hamiyet ne demek? Hamâset ve hamiyet farklı anlamlara sahip iki kelimedir: Hamâset : Yiğitlik, kahramanlık ve cesaret anlamına gelir . Ayrıca, dinleyenleri etkilemek veya heyecanlandırmak amacıyla yapılan abartılı anlatımları da ifade eder . Hamiyet : Aile, namus, şeref, din, vatan gibi üstün değerlere yönelik saldırılar karşısında öfkelenme ve bu değerleri koruma duygusu demektir . Aynı zamanda utanç verici işleri yapmaktan kaçınma ve Allah’ın koyduğu yasak sınırlarına riayet etme anlamında da kullanılır .
Hande!
Teşekkür ederim, fikirleriniz yazının akışını iyileştirdi.
Hamiyye ne demek ? hakkında ilk cümleler fena değil, devamında daha iyi şeyler bekliyorum. Bu noktada ufak bir katkım olabilir: Hamiyetli nedir? Hamiyetli kelimesi, “din gibi mukaddes değerleri ve kendi aile ve yakınlarını koruma duygusu ve gayreti olan” anlamına gelir. Ayrıca, “hamiyeti olan, hamiyet sahibi, hamiyetperver” olarak da tanımlanır. İmamiyye nedir? İmâmiyye kelimesi, Şiilik mezhebinin bir alt dalı olan ve Hz. Muhammed’den sonra Hz. Ali’nin ve ahfadının meşru imam olduğuna inanan mezhebi ifade eder. Bu mezhep, “isnâ aşeriyye”, “seb’iyye”, “zeydiyye” gibi birçok hizibe ayrılmıştır.
Irmak! Katkılarınız, çalışmamın daha kapsamlı bir hâl almasına yardımcı oldu; fikirleriniz sayesinde eksik kalan noktaları görüp geliştirme fırsatı buldum.